Çoğu insan ilk seansa gitmeden önce tam olarak ne olacağını bilmiyor. Oysa süreci anlamak, o ilk adımı atmayı çok daha kolaylaştırıyor.
Randevudan Önce
Terapist genellikle kısa bir ön form gönderir — ne için geldiğinizi, daha önce terapi alıp almadığınızı sorar. Doldurmak zorunda değilsiniz ama dolduranlar ilk seansı daha verimli geçiriyor.
Hazırlanmanıza gerek yok. "Ne söyleyeceğimi bilemedim" diyerek gelen insanlar seanstan memnun ayrılıyor çünkü terapistin işi tam da bu boşluğu birlikte doldurmak.
Seans İçinde
İlk 50 dakika büyük ölçüde terapistin sizi tanımasına ayrılır:
- ●Ne zamandır bu konuyla mücadele ediyorsunuz?
- ●Hayatınızda şu an neler oluyor?
- ●Terapiden ne bekliyorsunuz?
Sizi köşeye sıkıştırmak için değil, doğru yol haritasını çıkarmak için sorular sorar. Cevaplamak istemediğiniz bir şeyi cevaplamak zorunda değilsiniz.
Seans Sonrasında
Çoğu insan ilk seanstan "tuhaf" bir his ile çıkar — hem rahatlamış hem de yorgun. Bu normal. Uzun süredir taşıdığınız bir şeyi ilk kez yüksek sesle söylemek duygusal olarak yorucu.
Hemen iyi hissetmeniz gerekmiyor. İlk seans bir tanışma, bir başlangıç noktası.
Ne Zaman "Bu Terapist Benim İçin Değil" Demeliyim?
İkinci veya üçüncü seansta hâlâ güvende hissetmiyorsanız bunu terapistinize söyleyebilirsiniz. İyi bir terapist bunu savunmacı değil, merakla karşılar. Uyumsuzluk terapinin başarısızlığı değil, sürecin bir parçası.
